Osmaniye

Mehmet Aslan’dan Çarpıcı Soru: Su Var, Toprak Var, Baraj Var… Bu Topraklar Neden Hâlâ İthalata Mahkûm?

Anahtar Parti Osmaniye İl Başkanı Mehmet Aslan; Su Var, Toprak Var, Baraj Var… Bu Topraklar Neden Hâlâ İthalata Mahkûm?

SU VAR, TOPRAK VAR, BARAJ VAR… ANCAK TARIMDA DIŞ TİCARET AÇIĞI SÜRÜYOR

Türkiye’nin en verimli tarım havzaları arasında yer alan Fırat–Dicle Bölgesi’nde 1977 yılında başlatılan Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP), bölgeyi güçlü bir üretim merkezine dönüştürmeyi hedefleyen en büyük kalkınma projeleri arasında bulunuyor. Atatürk Barajı başta olmak üzere onlarca baraj, enerji tesisi ve sulama altyapısı yıllar içinde faaliyete geçti. Son olarak 255 milyar TL maliyetle yürütülen Silvan Projesi, 2,35 milyon dekar araziyi suyla buluşturacak kapasiteye sahip. Buna rağmen bölgenin tarımsal dış ticaret dengesi beklenen iyileşmeyi göstermiyor.

FIRAT–DİCLE BÖLGESİNDE DIŞ TİCARET DENGESİ BOZULUYOR

Resmî verilere göre 2013–2025 yılları arasında tarımsal ithalat, her yıl ihracatın üzerinde seyretti. Bu dönemde toplam tarımsal dış ticaret açığı 7,9 milyar dolara ulaştı. Bölgede su, toprak ve altyapı yatırımlarının tamamlanmış olmasına rağmen üretimin artmaması dikkat çekiyor.

2023 yılı rakamları tabloyu netleştiriyor:

Tarımsal ihracat: 1,3 milyar dolar

Tarımsal ithalat: 1,6 milyar dolar

Verilere göre tarım sektörü bölgesel ihtiyaçlarını bir kez daha karşılayamadı.

MEHMET ASLAN: “SORUN KAYNAKTA DEĞİL, YÖNETİM VE ÖRGÜTLENMEDE”

Anahtar Parti İl Başkanı Mehmet Aslan, bölgenin potansiyeline rağmen tarımsal dış ticaret açığı vermesinin temel nedeninin yönetimsel ve yapısal sorunlar olduğunu ifade ediyor. Aslan’a göre bölgedeki doğal kaynaklar yetersiz değil; esas sorun üretim yapısının adil ve planlı bir modele dayandırılamaması.

ASLAN: ARAZİ DAĞILIMINDAKİ EŞİTSİZLİK ÜRETİMİ ENGELLİYOR

Bölgede yaşanan temel problemlerin başında arazi dağılımındaki eşitsizlik geliyor. Resmî verilere göre:

Toprağın %63’ü nüfusun küçük bir kesiminin elinde bulunuyor.

Halkın %81,5’i yalnızca %37’lik kısmı işliyor.

Hanelerin %51’i küçük ve parçalı arazilere sahip.

Üreticilerin %6’sının toprağı bulunmuyor.

Tarımsal gelirin %70’i yalnızca %1,5’lik kesime gidiyor.

Bu tablo, üretimin tabana yayılmasını zorlaştırıyor ve gelir dağılımındaki eşitsizlik tarımsal verimliliği doğrudan olumsuz etkiliyor.

ASLAN'DAN KOOPERATİF TEMELLİ ÜRETİM MODELİ ÖNERİSİ

Mehmet Aslan, çözümün altyapıda değil; üretimin örgütlenme biçiminde olduğunu belirtiyor. Aslan’ın önerdiği model şöyle:

Küçük çiftçiler, kooperatif çatısı altında tek bir büyük üretim işletmesi gibi yönetilecek.

Devlet, tohum, gübre, enerji ve su gibi temel girdileri karşılayacak.

Üretim planlaması kooperatif bünyesinde yapılacak.

Üretilen mahsulü devlet satın alacak.

Bu sistemle parçalı araziler birlikte işletilecek, üreticiler eşit koşullarda üretim yapacak ve gelir dağılımında denge sağlanacak. Ayrıca Antep fıstığı gibi ürünlerde katma değerli üretim artırılarak bölgenin dış ticaret açığının kapanması hedeflenecek.

ASLAN ÜRETİM MODELİ YENİDEN KURGULANMALI

Aslan, bölgenin sahip olduğu suyun, toprağın ve barajların tek başına yeterli olmadığına işaret ederek, üretim modelinin yeniden kurgulanması gerektiğini vurguluyor. İl Başkanı Aslan’ın açıklamalarına göre üretim, örgütlü bir yapıya kavuştuğunda bölgenin dış ticaret açığı kapanacak ve tarım sektöründe kalıcı bir iyileşme sağlanabilecek.